iPhone Factory | iPhone Hakkinda Hersey

13 Mayıs 2007 Pazar

TELEVOLE BİR AKP MEDENİYETİDİR

10.05.2007 17:38

Daha önceleri tezi şöyle ifade etmiştim:

Magazin ve sosyete haberleri elitler için değildir. Popüler kültür ile karıştırılmış, bir taklit Hermes kadar taklit sosyete mecmualarının okuru elitler değildir.

Sosyete de değildir.

Memleket sathında 20-30 bin, sosyete dergisi meraklısı bulunamayacağına göre, sosyete dergisinin meraklısı oraya çıkmanın yollarını arayan varoşlardır.

(Satış raporları ortada, o dergiler Nişantaşı’nda değil, Zeytinburnu’nda satılıyor!)

Aynı şekilde ‘televole’ tarzı programlara reyting rekoru kırdıracak kadar ‘ünlü’, ‘zengin’, ‘telekız’ ve ‘futbolcu’ bulunamayacağına göre, bunların meraklısı da ‘yırtmaya çalışan’ varoşlardır.

Çünkü Beyaz Türk’ün kazayla bir fotoğrafı magazin basınında çıksa, ailesinden papara yer, arkadaşları arasında utançtan yüzü kızarır.

Öteki tebrik edilir.

Sibel Can’ın Ramazan’da onlar için kapanıp, bir ay sonra onlar için açıldığı bu kalabalık ‘uyaroğlu’dur.

Başını kapatmak da, açmak da, sosyal bir yükselişin enstrümanı haline gelmiştir. Bu haliyle zaten birbirinden farkı da kalmamıştır.

AKP’nin özü de böyledir.

Dini sembolleri iş dünyasında masonik bir ritüel gibi kullanan ‘varoş önderleri’nin Reina’ya, Şamdan’a, Papermoon’a, Cahide’ye çok kolay uyum sağlamasının sebeb-i hikmeti de bu.

Her ne kadar adı geçen muhitlerde müstehzi bir tebessüm ile karşılansalar da, artık kapıda kalmamaktadır AKP sosyetesi. Ve o malum dergilerde ‘türban’ ile poz verilmeye başlanmıştır.

Bakın bugün gazetelerde Başbakan Erdoğan’ın Metin Şentürk, Hülya Avşar ve Türkan Şoray’a milletvekili teklifinde bulunduğu haberi var…

Hakan Şükür zaten milletvekilliğine evet demiş, Ümit Davala sırada…

Önceki gün de, sosyetenin önemli ismi Leyla Alaton’a adaylık teklifinde bulunulduğunu öğrendik.

Ve bu manzarada hiç mi hiç şaşıracak bir yan yok.

Benim 27 Mart tarihinde “AKP’nin mevzilerini milli ve laik figürlerle tahkim etmesi teşvik edilmelidir. Yani laik ve milli muhalefeti, AKP’nin de içselleştirmesine yardımcı olunmalıdır,” önerim ile….

Ertuğrul Özkök’ün 4 Mayıs tarihindeki, “Türkiye’de meşru alan içinde kalmak isteyen bütün partiler ve siyasetçiler, bu "laik-İslamcı" kutuplaşmasını yumuşatmak için çaba harcamalıdır.Gelecek seçimde AKP vitrini, bu konudaki iyi niyetin ilk işareti olmalıdır,” teklifi sanırım yanlış anlaşılmış.

(Çok emin değilim, Özkök’ünkü doğru anlaşılmış olabilir.)

Şimdi bırakın, darbe-muhtıra tartışmalarını falan bir yana…

Televole Kültürü’nün iktidarının ilk görünürlük kazandığı yıllarda, Milli İstihbarat Teşkilatı analistleri bunu bir ‘tehdit’ olarak kabul etmiş ve başkanının ağzından uyarıda bulunmuştu.

Şimdi o kültür, o medeniyet AKP’nin yeni kadrolarında ‘siyasi iktidara talip’ olarak karşımıza çıkıyor.

Bana sorarsanız, çöküşü imleyen; Hürrem Sultan’ın türbesinden aynı saat dilimi içinde Reina’ya çok kolay geçiş imkanı bulunan, Reina’da göbek attıktan sonra sahura kalkabilecek kadar ‘geniş insanlar’ yetiştirmiş bu medeniyetin aktörleri Şevki Yılmaz’dan, Hasan Hüseyin Ceylan’dan ne daha ‘modern’, ne de daha ‘ahlaklı’…

Türk kültür ve medeniyetinin geçmişinde böyle Pompei türü modeller bulunmadığı için, bilim adamları sosyal analiz yaparken Türkiye’nin bugününü eski Yunan’dan örneklerle anlatmak durumunda kalıyor.

AKP medyasının, bugün magazin kulvarlarına doğru hareketlenmesi de tesadüf değil herhalde… Seçim propagandasını da kadınlı sabah programlarında yaparlar artık.

Bense, toplumdan hem dini hem de laisiteyi birlikte tasfiye eden bu şizofrenik ‘muhafazakarlığı’ Türkan Saylan’ın şeriat endişesinden daha derin bir endişe ile izleyip duruyorum.

Hiç yorum yok: